Ana Sayfa Ameliyatlar Beyin Sapı Ameliyatı

Bedenin birbiriyle bağlantılı kısımlarından olan beyin ve omurilik arasındaki bağlantı zarar gördüğünde beyin sapı ameliyatı bir tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkar. Omurilik soğanı, köprü ve retiküler formasyon beyin sapını oluşturan temel parçalardır. Vücudun birçok fonksiyonunu bu bölge kontrol eder. Beyinden gelen sinyallerin iletilmesini sağlayan beyin sapı, organlara mesaj vermek için en önemli kısımdır. Acıkma, kan basıncı ve motor becerilerle ilgili tüm kabiliyetler bu bölgeden kontrol edilmektedir. 

Beyin sapında meydana gelen tümör oluşumları beyin tümörü olarak değerlendirilir. Ancak genel istatistiklere baktığımızda 1000 beyin tümöründen sadece 20’si beyin sapındadır ve 20 yaş altında görülme oranı %95’tir. Günümüzden 30 yıl öncesine kadar varlığından haberdar olmadığımız beyin sapı tümörleri, genelde Hassas bir bölge dahilinde olduğundan cerrahi tedavi en son seçenektir. Çünkü ameliyatın riski fazladır. 

Beyin Sapı Nedir?

Santral sinir sisteminin en önemli elemanlarından olan beyin sapı, omurilik ve beyin arasında bağlantı sağlamaktadır. Beyin sapında bu iletişimi bozan tümörler olduğunda ciddi sorunlar yaşanabilir. Ancak bu durum çok geç belirti verir. Bölge çok hassas olduğu için biyopsi gibi işlemler yapılmadan tedavi seçenekleri değerlendirilir. 

Beyin Sapı Ameliyatı Hangi Durumda Gerekir?

Beyin sapı ameliyatı genelde nadir görülen bir durum olduğundan 7-9 yaş aralığındaki çocuklarda gözlenir. Tümör olarak nitelendirilen oluşumlardan kurtulmak için ilk seçenek cerrahi değildir. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi olan tedavi seçenekleri, tümörün tamamen çıkarılması mümkünse değerlendirilir. Yayılmacı bir izlenim gösteren tümörler kemoterapi ve radyoterapi yöntemleriyle tedavi edilir. 

Beyin Sapı Tümörü Belirtileri

Beyin sapı tümörü belirtileri birçok hastalıkla benzerlik gösterse de tıp dünyasında hala karanlıktadır. Geç evrelerde görülen birçok belirti, erken teşhisi güç hale getirmektedir. Genel olarak beyin sapı belirtileri aşağıdaki şekildedir:

  • Yürümede güçlük
  • Genel olarak vücudun güçsüzlük hissi
  • Dengesizlik
  • Yutkunma güçlükleri
  • Konuşma güçlükleri
  • Gözlerin içe, dışa ya da yukarı bakamaması
  • Göz kayması
  • Bilinç kaybı

Hastalığın tesadüfen erken teşhis edilmesi halinde semptomlar ortaya çıkmadan müdahale edilebilir. Çok sayıda hasta ani fenalaşma ve hastalığın ileri evreleri söz konusu olduğunda durumun farkına varır. Dikkatli bir hekim basit belirtileri değerlendirerek hastanın durumunu teşhis edebilir. 

Spesifik Olmayan Semptomlar

Başka hastalıklarda da görülen spesifik olmayan belirtiler, baş ağrısı, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerle kendini belli eder. Kusma, kilo kaybı, kişilik değişimleri ve çocuklarda gelişimsel bozukluklar söz konusu olabilir. Beyin omurilik sıvısının kafanın içinde birikerek basınç dengesini bozması da kafada büyümeye neden olur. 

Birçok hastalıkta görülen bu semptomların varlığı beyin sapı türü olduğunu kanıtlamaz. Kesin teşhis incelemeler sonucu ortaya çıkar. Bu bölgedeki tüm tümörler radyasyona duyarlıdır. Yayılım göstermeleri durumunda ameliyat yapılmaz. 

Beyin Sapı Tümöründe Risk Faktörleri

Beyin sapı tümöründe çevresel ve genetik faktörlerin etkisi vardır. Son 30 yılda tedavi edilebilir bir hastalık olan beyin sapı tümörüne hangi risk faktörlerinin etki ettiği henüz belli değildir. Radyasyon, EBV virüsü gibi etkenler tümörlere yol açmaktadır. 

Sinir sisteminde yüksek maligniteye neden olan tümörler solid değildir. Kontrolsüz bir şekilde üreyen bu tümörler, kötü huylu yayılma göstererek metastaz yapmaya eğilim göstermektedir. Çocukluk ve gençlik yaşlarında nadiren ortaya çıkan malignite genelde ileri yaşta görülür. Tedavi edilmediğinde hızlı bir şekilde ölüme neden olurlar. 

Beyin Sapı Hakkındaki Tüm Cevaplar

  • Beyin sapı tümörü olan bir hasta %95 oranında 25 yaş altı ve 7-9 yaş civarındadır. 
  • Nörolojik muayene ve görüntüleme teknikleriyle teşhis koyulur
  • Hastalık genelde ilerlediğinde belirtiler ortaya çıkar
  • Erken teşhis etmek oldukça güçtür
  • Duruş ve yürüyüş testleri, göz hareketleri testleri yapılır
  • Beyin tomogrofisi, MRI, anjiyografi gibi tekniklerle teşhis koyulur
  • Kötü huylu ya da iyi huylu tümörler görülebilir
  • Hastanın hastalıkla ilgili bilgilendirilmesi önemlidir
  • Ölümcül risk bulunan vakalara dahi hasta bilgilendirmelidir
  • Çocuklarda görülen tümör iyi huyluya mikro cerrahi için uyguna başarıyla alınır
  • Kemoterapi tedavisi çok sık tercih edilir. Genelde ilk tedavi olarak kemoterapiye başlanır
  • Beyin Cerrahı ve  Onkologlar tedavi sürecine dahil olur
  • Çocuklarda aniden ortaya çıkan belirtiler genelde ilerlemiş bir durumu gösterir
  • Ölümle sonuçlanan vakalar tedavi için geç kalındığında birkaç ay içinde hasta için ölümcül sonuçlanabilir.
  • Beyin sapındaki yayılımın artmaması için cerrahi seçenek ilk olarak tercih edilmeyebilir.

Beyin Sapı Tümörü Ameliyatı Öncesi

Omurilik ve beyin tümörlerinin tedavisinde tercih edilecek yönteme göre tedavi için hazırlıklar başlar. Mikro cerrahi yöntemlerinden yararlanarak yapılan ameliyatlar çok nadir tercih edilmektedir. Hastanın şikayetleri üzerine nörolojik muayeneyle başlayan süreç, görüntüleme teknikleri ve incelemelerle durumun tespit edilmesini sağlar. Tümörün boyutu, lokasyonu ve türü tespit edilerek cerrahi tekniklerin uygun olup olmayacağı anlaşılır. Yayılım gösteren ve kötü huylu olan tümörler için radyoterapi ve radyoloji tercih edilmektedir. Beyin sapı ameliyatı yapılırken olası risk ve komplikasyonlar hakkında bilgilendirme önemlidir. 

Ameliyattan önce yeme içme kesilerek, doktor kontrolündeki ilaçlar bırakılır. Hastaya refakatçi gerekeceğinden mutlaka ameliyata yanında biriyle gelmesi gerekir. Yatış süreci uzun olabileceği için gereken ihtiyaç ve hazırlıklar yapılmalıdır. 

Beyin Sapı Ameliyatı

Uzun bir ameliyat olduğu için 6-9 saat arasında yapılır, süre daha da uzayabilir. Hastanın 3-4 gün hastanede yatması gerekir. İşe dönme süreci de 3 ayı bulabilir. Ameliyat hazırlıkları tamamlanırken hastaya kan, idrar ve son görüntüleme teknikleri yapılır. Küçük alanlarda olan tümörlerin alınması sağlansa bile nüksetme riski olabilmektedir. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Ameliyattan sonra radyoterapi ve kemoterapi uygulanır. Beyin bölgesi kadar hassas olan beyin sapı bölgesi ve diğer sinir sistemi öğeleri incelenerek hastanın kontrolleri yapılır. 

Ameliyattan sonra ani felç, nörolojik fonksiyonlarda eksiklik ve damarlarda pıhtı oluşmasının yanı sıra metastaz riski de bulunmaktadır. Müdahalenin zor olduğu bu ameliyatlar, Beyin, Sinir ve Omurilik cerrahları tarafından yapılır. 

Ameliyattan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mikro cerrahi teknikleri kullanılsa da beyin sapı tümörlerinde kesiler bulunur. Vücudun güç dengesini sarsacak detaylara dikkat edilmesi halinde iyileşme süreci de olumlu yönde ilerleyecektir. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması ve ağır sporlardan en az 6 ay uzak durulması son derece önemlidir. Tümörün cinsine göre başlaması gereken kemoterapi sürecinin aksatılmaması gerekir. Kemoterapi tedavisinin bazı yan etkisi vardır. Kusma, halsizlik, iştahsızlık, uyku hali gibi çok sayıda belirtiyle kendini gösteren tedavi sürecinde doktorun direktiflerine uyulması büyük önem taşımaktadır. Beyin sapı ameliyatı sonrası tümör iyi huyluysa iyileşme şansı da fazladır. 

Beyin Sapı Tümörü Ameliyatının Fiyatı

Beyin sapı tümörü ameliyatı oldukça riskli bir ameliyattır. Bu yüzden ameliyatın fiyatı riskle orantılı olarak yükselmektedir. Birçok hekim bu riski almak istemediği için ameliyat fikrine sıcak bakmamaktadır. Özellikle riskli bir bölgede yer alan tümör söz konusuysa, radyoloji ve kemoterapi seçeneğinin üzerine daha fazla gidilmektedir. Beyin sapı ameliyatı beyin tümörü ameliyatlarında olduğu gibi birçok komplikasyon içerir. Mortalite de bu komplikasyonlar arasındadır. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz