Ana Sayfa Ameliyatlar Lasik Göz Ameliyatı (Excimer Laser)

Uzman göz doktorları tarafından 20 dakika içinde yapılıp bitirildiği açıklanan lasik göz ameliyatı sonrası hasta bir iki saat hastanede kalıyor ve ertesi gün normal hayatına dönüyor. Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları olan hastalar bu işlem sonrası gözlük kullanmadan yaşamaya devam ediyorlar. Ameliyatın ayrıntılarına girmeden önce göz bozuklukları hakkında bilgi vermek okuyucu açısından daha yararlı olacaktır. 

Lasik Göz Ameliyatı Hakkında

Hayatımızda çok önemli bir yeri olan göz, sahip olduğu görme sinirleri ile aldığı uyarıları beyne ileten ve görmemizi sağlayan organdır. Sert tabaka, damar tabaka ve retina olarak da bilinen ağ tabakadan oluşan üç bölümde incelenir. Sözü edilen görme bozuklukları retina içinde meydana gelir. Dolayısıyla lasik göz ameliyatı uygulamasının yapıldığı alan da burasıdır. Bu ameliyat doğuştan gelen göz hastalıklarına karşı bulunan bir tedavi yöntemi değildir, sonradan oluşan göz kusurlarının düzeltilmesine yöneliktir. Daha farklı ve ağır göz hastalıklarının tedavisi henüz bulunmuş değildir. 

Görme bozukluklarından başka sık rastlanan göz hastalıklarının içinde;

  • Göz tembelliği,
  • Kornea hastalıkları,
  • Göz tansiyonu, 
  • Şaşılık,
  • Göz içi iltihapları ve
  • Katarakt başta gelmektedir. 

Excimer Laser Gerektiren Durumlar

Metnimizde adı geçen kornea -saydam tabaka olarak da bilinen- ve sert tabaka içinde yer alan yapıdır. Gözün iris adı verilen renkli kısmının ön tarafındadır ve aynı zamanda bu kısmın koruyucusudur. Kornea gözü darbe ve toza karşı korurken aynı zamanda ışığın yüzde yetmiş beşe varan oranda kırılmasını sağlar ve UV ışınlarını da filtreler. Alerjiler, gözün saydamlığını kaybetmesi demek olan kornea distrofileri, kornea ülseri, göz kuruluğu, pembe renkli dokunun kornea üzerine gelmesi anlamındaki pterigium gibi hastalıklar bu bölümde olur.

Korneanın normal şeklini kaybedip koni biçimine gelmesi olarak tanımlanan, ileri derecede miyop ve astigmatın bir arada yaşanmasının neden olduğu keratokonus hastalığı da kornea rahatsızlıkları içinde sayılır. Katarakt ise toplumda çok sık rastlanan bir başka göz hastalığıdır. Göz merceğinin buğulanması demektir. Kataraktın durdurucu ve kesin tedavisi yoktur, katarakt ameliyatı tek çözümdür.

(Katarakt ameliyatları günümüz tıbbında, lasik göz ameliyatı uygulamasından farklı olarak, Fako veya Multifokal yöntem ile, iki çeşit üzerinden yapılmaktadır. Fako yöntemi lokal anestezi altında gerçekleşiyor.

Göz merceğine gene lazer yardımıyla en fazla üç milimlik kesiler açılıyor, şekil değiştiren göz merceği katlanıyor ve gözün içine yeniden yerleştiriliyor. Dikişe gerek kalmıyor. Hasta bir gün sonra yeniden görmeye başlıyor.

Multifokal yöntemi de aynı süreçte devam ediyor fakat bu kez göze özel bir mercek yerleştiriliyor. Multifokal katarakt ameliyatı, gelişen katarakt sonucu hem uzağı hem yakını göremeyen hastalar için tercih edilmektedir. Sonuçta hasta gözlüğe gerek kalmadan uzağı ve yakını net biçimde görebilmektedir.) 

Adı geçen bu hastalıklar görme bozukluklarının dışında kalan rahatsızlıklardır. Bu yüzden lasik göz ameliyatı ile ilgili değillerdir. Bu ameliyatın sadece miyop, hipermetrop ve astigmat tedavisine yönelik olduğunu bir kez daha belirtmiş olalım. Hatta bu listeye presbiyopi de dahil edilebilir. 

Lasik Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Yazının yukarıdaki bölümlerinde kısaca bahsedilmiş olan 4 göz hastalığı durumunda:

  • Miyop – Ameliyatın ortadan kaldırdığı göz bozuklukları içinde olan miyop uzağı görememektir. Normalde retinanın üstünde oluşması gereken görüntü miyoplarda retinanın ön tarafında kalmaktadır. (Görüntüler göz sinirlerinin yardımıyla oluşan “görme” eylemidir.) 
  • Hipermetrop – Miyopluğun tersidir, bu kez yakın iyi görülememektedir. Göze gelen ışınlar retinanın arka tarafına düşer. Hipermetroplar sıklıkla baş ağrısı çekerler.
  • Astigmat – Göz küresinin ekseni farklı kırıcılık gücüne sahipse astigmat olarak bilinen şekilleri bozuk görme ortaya çıkar. Bulanık görme, çift görme astigmatın en önemli belirtileridir. Astigmat bazen hem miyoğluğun hem de hipermetropluğun bir arada olması yüzünden de yaşanabilmektedir. 
  • Presbiyopi – Yaşa bağlı görülen bu durum gözün yakını görmek için gösterdiği esnekliği kaybetmesidir. Hipermetroplarda olduğu gibi göze gelen ışınlar ışınlar artık yaşa bağlı olarak retinanın arka kısmına düşmeye başlamıştır. 60 yaşına kadar ilerleyen bir görme bozukluğudur. 

Bahse konu olan bu görme bozuklukları için lasik göz ameliyatı devreye girmektedir. Fakat bu uygulama tabii ki her gözlüklü kişiye de yapılmaz. Gerekli muayene ve tetkikler sonucu uygun görülen kişilere uygulanır. Konunun burasında excimer lazer hangi durumlarda uygulanmaz sorusu akla gelmektedir.

  • 45 yaş üstü olanlar,
  • Göz dereceleri aşırı derecede yüksek olanlar, 
  • Kornea yapısı normalden daha ince olanlar ve
  • Miyop veya hipermetrobun yanında astigmatı da olanlar uygun olmayan hastalar grubundadır. 
  • Yaş konusu esneklik gösterebilir, son karar uzman doktora aittir. 

Göz Çizdirme Ameliyatı 

Günlük dilde göz çizdirme operasyonu olarak da söylenen lasik göz ameliyatı lazer ışını yardımıyla göz kusurlarının düzeltilmesidir. Sonuçta gözlük veya lens kullanımı büyük ölçüde sona erer, net görüş sağlanır.

Miyoplarda -10 dereceye kadar çıkan uzağı görememe ile hipermetroplarda +4 dereceye kadar ilerlemiş olan yakını görememe lazer cerrahisi ile tedavi edilebilmektedir. Astigmatlarda bu oran -6’yı bulmaktadır.

Ameliyatta temel amaç ışınların normal olarak korneaya düşmesini sağlamaktır ve bu düzeltme için lazer ışını kullanılmaktadır. (Lazer ışını nedir diye merak edenler için bu özel ışığın yüksek yoğunlukta, kısa dalga boyunda, yüksek frekanslı,  birbirine paralel hareket eden, aktive olmuş kristallerle doğal etkileşim içinde olan elektromanyetik radyasyondan oluşmuş ışık demetleri olduğunu belirtmek bilgilendirme açısından yararlı olacaktır.

Lazer ışını günümüz teknolojisinde endüstri, meteoroloji, iletişim, mühendislik gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Lasik göz ameliyatı bu özel ışının tıpta kullanılmasıdır.) 

Excimer Lazer Ameliyatı Çeşitleri

Göz kusurlarının düzeltilmesinde lazer ışınlarının kullanılması excimer lazer yöntemi olarak da bilinir ve birden fazla çeşidi vardır. PRK ve Lasek yöntemi, Lasik ve İlasik yöntemi ve Trans PRK yöntemi bu çeşitler içindedir. 

PRK ve Lasek yöntemi kendi içinde farklılık göstermesine rağmen aynı uygulama sürecine sahiptirler. Konuyla ilgili olan eski tedavi yöntemleridir ve günümüzde pek kullanılmazlar. Operasyonda gözün dışındaki epitel doku önce bıçak yardımıyla kaldırılmakta, sonrasında lazer işlemi uygulanmaktadır. İşlem sonrası iyileşme bir ayı bulur. 

Çok daha yeni olan İlasik yönteminde ise bıçak kullanılmaz, ihtiyaç duyulan kesi bile göz içinde lazerle açılır. Bıçak teması olmadığı için göz hiçbir biçimde mikrop kağmaz ve kolayca iyileşir. Robotik cerrahi sınıflamasında olduğu için risk payı çok azdır. 

Dokunmadan yapılan uygulama – no touch yöntem olan Trans PRK ise lazerle yapılan göz ameliyatlarının en yeni teknolojisidir. Gözlere hiç temas edilmeden, lazer ışını yardımıyla, bir dakika içinde görme bozukluğu bu yöntemle düzeltilebilir. Hasta bandaj kullanmaz, yöntem her iki göze aynı anda uygulanabilir. Operasyon sonrası üç gün içinde yanma ve batma hissi duyulabilir, tam iyileşme dördüncü günde başlayacaktır. 

Hastanelerin göz hastalıkları bölümünde gerçekleştirilen ve uzman göz doktorları tarafından yapılan lasik göz ameliyatı günümüz tıbbının en gelişmiş tedavi biçimlerinden biridir. Özel göz hastanelerinde sürekli yapılan bu ameliyatların fiyatları da yapılacak işleme göre değişmektedir. Hangi yöntemin kullanılacağı rakamın oluşmasındaki temel etkendir. 

Lasik Göz Ameliyatı Öncesi Yapılanlar

Ayrıntılı göz tetkikleri bu ameliyat öncesinde yapılır. Lens kullananlardan bunları bir hafta kadar takmaması istenir ki bu durum ölçümlerin doğru yapılabilmesi içindir. Yaklaşık yarım saat süren detaylı muayene söz konusudur.

Görme keskinliği, göz kapaklarının durumu, göz tansiyonunun ölçülmesi, göz dibi muayenesi, göz kaslarının incelenmesi, göz yaşı bezlerinin durumu bu muayene sırasında incelenir.

Korneanın haritası ise korneal topografi ile ortaya çıkarılır. (Örneğin pakimetri korneanın kalınlığını belirler.) Bu muayene sırasında özelgöz damlaları kullanılır. Bu damlalar göz bebeklerini büyütür ve yaklaşık 40 dakika kadar göz bebeklerini normalden daha büyük tutar. Böylece gözün durumu daha kolayca ölçülebilir. 

Kortizonlu ilaç kullanan hastaların ve özellikle şeker hastalarının durumu önceden doktora bildirmesi hayati önem taşır. Ayrıca sigara ve alkolün ameliyattan en az bir hafta önce bırakılması istenecektir. Yapılan bu ayrıntılı tetkikler sonucu uzman göz doktoru ameliyatta hangi yöntemin kullanılacağına karar verir. Lasik göz ameliyatı öncesi herhangi bir diyet yapılmasına gerek yoktur. Ameliyat günü hafif bir kahvaltı bile önerilebilir. 

Lasik Göz Ameliyatı Sonrası Yapılması Gerekenler

Operasyon sonrası ilk altı saatte gözde batma hissi, kızarıklık ve ağrının olması normaldir. Gerektiğinde hastaya ağrı kesici ilaç verilir. Hatta ilk gün için koruyucu gözlük kullanımı tavsiye edilenler arasındadır. İyileşme her hastada farklı olacaktır fakat ortalama olarak en fazla bir ay içinde tam iyileşme sağlanmaktadır. 

Ameliyat sonrası aynı gün içinde hasta evine dönebilir fakat bir haftalık kullanım süresi ile verilen göz damlalarının düzenli kullanımı iyileşme açısından zorunludur. Doktor gerekli gördüğünde hastanın bir gün hastanede kalmasını isteyebilir.

Bu ameliyatta enfeksiyon riski yok denecek kadar azdır çünkü işlem lazerle yapılmaktadır. Geçici körlük durumu da oluşabilir fakat bu ve benzeri sorunlar kalıcı değildir, birkaç saat içinde kendiliğinden geçer.

Nadir görülen Ektazi komplikasyonu yaşanabilecekler arasındadır fakat bu durum kornea kalınlığına uymayan ameliyat yöntemi sonucunda oluştuğu için çok seyrek olur. Yapılan tetkikler de kornea kalınlığı doğru ölçülmüş ise bu durum zaten ortaya çıkmayacaktır.

Yapısı bozulmuş kornea Cross Linking tedavisi ile yeniden güçlendirilebilir. Bu tedavide kornea bağlarına özel bir cihaz yardımıyla ultraviyole ışını gönderilmekte ve B2 vit adıyla bilinen vitamin kullanılmaktadır. İşlem yaklaşık 30 dakika sürer ve sonrasında gene göz damlası kullanımı devam eder. 

Lasik göz ameliyatı yöntemi oturmuş ve risk payı çok az olan ameliyatlar içindedir. Operasyon sırasında değil, operasyon sonrası hastanın dikkat etmesi gereken hususlar iyileşmenin sağlanması ve ameliyattan istenen sonucun alınması açısından daha önemlidir. 

Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Görme bozukluklarının giderilmesi için operasyon geçirmiş bir hastanın en başta dikkat edeceği husus ilk 24 saatte gözü ile oynamamasıdır. Göz damlalarını kullanmak da çok önemlidir. Konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken başka noktalar şöyle sıralanabilir;

  • İlk 24 saat içinde güneşe çıkılmaz.
  • Doktor gerekli gördüğünde bir hafta süresinde güneş gözlüğü kullanımı tavsiye edebilir.
  • Gene ilk 24 saat içinde banyo yapılmaz. Bir hafta içindeki yıkanmalarda ise göze şampuan veya sabun sürülmez.
  • İlk 24 saatte dinlenmek önemlidir, seyahate çıklımaz. Gene doktor tarafından seyahate çıkmak bir hafta kadar ertelenebilir.
  • İlk 24 saat sonrasında cinsel hayat normal devam edebilir. 
  • İyileşme dört gün ile bir haftalık bir zaman alacaktır. Tam iyileşme ise en az bir ay sonradır. 
  • Doktor kontrollerini hastanın aksatmadan yapması istenir. İlk kontrol bir hafta sonra, ikinci kontrol bir ay sonra, üçüncü kontrol üç ay sonra yapılır. Bu arada lasik göz ameliyatı geçirmiş olanların yılda bir kez doktor kontrolünden geçmesi yararlı olacaktır. 
  • Ameliyat sonrası özel bir beslenme programı uygulamaya gerek yoktur. Genel göz sağlığı için bol sebze ve meyve ağırlıklı beslenme her zaman verilen öğütler içindedir. 
Ameliyat Hakkında Merak Edilen Diğer Konular

Bu operasyonla ilgili olarak hastaların sıklıkla merak ettiği ve sorduğu sorular vardır;

  • Duruma bağlı olarak bazı göz ameliyatlarının maliyetinin yüzde yetmişe varan bölümü SGK tarafından karşılanmaktadır. (Katarakt ameliyatları tamamen karşılanır.) Buna karşılık Lasik göz ameliyatı maliyeti SGK tarafından ödenmez. Fiyatın ne olacağı ameliyat öncesi sağlık kurumu ile açıkça konuşulmalıdır. Döviz fiyatları bile konuya etki eden hususlardandır.
  • Ameliyatların riski çok az olmasına karşın gene de her ameliyatta olduğu gibi bir miktar risk payı bulunur. Çok seyrek görülmekle birlikte gözde kalıcı hasar oluşması, göz bozukluğunun sıfırlanamaması ve hastanın gözlük kullanmaya devam etmek zorunda kalması, gece görüşünde yaşanan azalmalar ve gözde derinlik hissinin azalması bu riskler içindedir. Bu hususların dışında operasyonun vücuda herhangi bir zararı yoktur.
  • Bu ameliyat gerekli görüldüğünde daha sonra tekrar yapılabilecek operasyonlardandır.
  • Göz ameliyatı sağlık açısından yapıldığı için dinen herhangi bir sakınca taşımaz. 
  • Ameliyat olmuş hastalara bir günlük istirahat raporu verilebilir. Fakat hastanın zaten bir hafta kadar dinlenmesi iyi olacaktır. Normalde bir gün sonrası işe dönülebilir fakat açık havada çalışanlar açısından işe birkaç günlük ara verilmesi iyileşme açısından yararlı olacaktır. 
  • Göz ameliyatlarında eskiden uygulanan genel anestezinin ya da gözün etrafına iğne yaparak gerçekleştirilen lokal anestezinin yerini günümüzde damla ile yapılan anesteziler almıştır. Bu yüzden ameliyat sırasında hasta herhangi bir ağrı hissetmeyecektir. Lasik göz ameliyatı sonrasında duyulabilecek ağrılar da altı saat içinde geçer. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere operasyon artık zor bir işlem olmaktan çıkmıştır. 5 dakika ile 20 dakika arası değişen sürelerde işlem tamamlanmaktadır. 

Lazer uygulamalarında göz oynarsa ne olur?

En çok sorulan sorulardan birisi lazer uygulaması sırasında gözbebeklerinin veya başın oynaması sonucu ne olacağı hakkındadır. Söz konusu cihazlarda göz takip sistemi vardır. Yani lazer ışını gözler ile aynı yönde hareket eder. Bu yüzden sakıncalı bir durum söz kanusu değildir. Fakat gözün oynatılmaması gene de hastadan  istenecektir. 

Ameliyattan sonra gözlük kullanılır mı?

Ameliyat sonrası doktorun istediği sürede gözlük veya lens kullanımı söz konusu olabilir. Özellikle 40 yaş üstü hastalara bir hafta kadar gözlük kullanımı önerilebilir. Kozmetik lenslerin kullanımını ise mutlaka hekime sorulmalıdır. 

Ameliyattan sonra görme kusurları tekrarlar mı?

Diğer bir soru görme kusurlarının ameliyat sonrası yeniden oluşup oluşmaması hakkındadır. Bu olasılık oranı en aza indirilmiş olsa bile mevcuttur. (Örneğin otuzlu yaşlarında göz çizdirme ameliyatı geçirmiş bir hasta yaşı ilerledikçe yakını iyi görememeye başlayabilir.) Fakat genel anlamda söz konusu görme bozukluğu yeniden oluşmaz. Bu çeşit ameliyatların temel amacı göz bozukluğunu artı veya eksi olarak 0,50 dereceye indirmektir. Bu oran gözlük kullanımını gerektirmez fakat durum her hastaya göre tabii ki değişecektir. Altı aylık kontrolden sonra göz derecesi istenen seviyeye inmediyse ikinci bir operasyon düşünülebilir. 

Ameliyattan sonra katarakt olur mu?

Lasik göz ameliyatı sonrasında katarak oluşmaz. Kullanılan göz damlaları esermiktarda göz tansiyonunun yükseltebilir fakat süre tamamlandığında bu durum da ortadan kalkacaktır.  Görme yetisinin kaybolması diye bir durum söz konusu değildir. Geçici körlük bile çok azdır ve saatler içinde kaybolur.

Katarakt görme bozukluğu olmadığı için farklı biçimde ele alınır. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz