Ana Sayfa Ameliyatlar Kist Ameliyatı

Vücudun farklı yerlerinde oluşan, iyi veya kötü huylu olarak ayrılan oluşumlar kist ameliyatı ile alınmaktadır. Bulunduğu bölgeye bağlı olarak farklı nedenlerle oluşan bu kistler kansere yol açan tümörlere dönüşebiliyor, önlemek içinse bu çeşit cerrahi işlemlere ihtiyaç var.

Laparoskopi denilen kapalı ameliyat, açık ameliyat ya da robotik cerrahi yöntemleriyle yapılan bu uygulamayla hem kişiye rahatsızlık veren bu yumrular alınıyor ham de yol açabileceği çeşitli sağlık sorunları baştan önleniyor.


Kistler vücudun birçok farklı yerinde görülebilir. Bu yüzden nerede bulunuyorlarsa o bölgeyle ilgili cerrahi tıp branşlarının ilgi alanı dahilinde tedavi edilir.

Kist Nedir, Neden Oluşur?

İçi gaz ve su ile gaz karışımı ile dolu olan kabarcıklar list olarak anılır. Organlarda ya da deri altında oluşur. Küçük olanlardan başka içinde litrelerce sıvı olan kistler de görülmüştür. Ayrıca ağrı yapan veya bir sıkıntı yaratmayan kistler olarak da gruplanabilirler. Kistlerin vücuttan bağımsız olacak şekilde kendi çeperleri vardır.

Deri altında veya meme dokusunda oluşan kistler elle anlaşılabilir. Sert bir yumru hissedilir. Organlardaki kistler ise ancak büyüdüklerinde, ağrı yapmaya başladıklarında veya enfeksiyon yarattığında, kontroller sonucu tespit edilir. Örneğin beyin bölgesindeki kistler sürekli baş ağrısı yapar.

Pankreas kistleri ise bulantı ve kusmaya neden olur. Buna karşın böbreklerde oluşanlar organlardaki işlev bozukluğunun ve diğer hastalıkların nedenleri arasındadır. Kistlerin oluşma nedenleri arasında hormonal dengesizlikler, genetik hastalıklar (pankreas kistleri), vücutta oluşan enfeksiyon salgılarının çıkış yolu bulamadığı için birikmesi (rahim ağzı kistleri böyle oluşur), kıl köklerinin tıkanması gibi etmenler söz konusu olmaktadır. Çoğunlukla sonuç kist ameliyatı denilen operasyonlardır.

Kistlerin Teşhisi

Rutin muayeneler sırasına teşhis edilen kistler eğer iç organlarda oluşan iyi huylu türdeyse çok zor bulunurlar. Aspirasyon, drenaj (boşaltma), radyolojik görüntüleme grubunda olan MR; ultrasonografi, bilgisayaralı tomografi ve tanı koymada temel yöntem olan biyopsi kistlerin kesin teşhisinde kullanılan yöntemlerdir.

Kist Çeşitleri

Yağ Kistleri – Hemen herkeste oluşan yağ kistleri deri yüzeyinde olan oluşumlardır. Kötü huylu değillerdir ve yumru şeklindedirler. Ciltte kızarıklık veya ödem oluşturmazlar ancak böyle durumlar başlamışsa enfeksiyon kapılmış demektir. Vücudun en çok saç bölgesinde, boyun kısmında ve yüzde meydana gelir.

Ciltteki yağ kanallarının tıkanması ile oluşurlar, kalıtımsal olanlarına bile rastlanmıştır. Basit kist çeşitleri, yağ bezeleri şeklinde nerede görülürse görülsün kolayca alınabilir. Ancak daha ileri seviyedeki olgularda cerrahi müdahale sonrası iz kalabilir.

Meme Kistleri – Süt kanallarının tıkanması ile oluşur. Genellikle zararsızdırlar ama iki buçuk santimden büyük olanları ağrı yapar. Enjektör yardımıyla boşaltılırlar.

Memede içeriği yoğun olan kist oluşmuşsa düzenli takip şarttır. Çünkü içi sıvı dolu bir kist değil de hücre birikmesi olabilir. Memedeki kistlerin en önemlileri fibrokistik oluşumlardır.

Genelde zararlı değillerdir. Ancak kontrol altına alınmaları gerekir. Bu yüzden her 3 ayda bir takip altında olmak, olası meme kanseri riskleri ele alınarak değerlendirme yapmak oldukça önemlidir.

Çikolata Kistleri – Üreme çağındaki kadınlarda ortaya çıkar. Rahim iç duvarı rahim dışına taşmıştır ve yumurta kanallarında veya yumurtalıklarda büyümeye devam etmektedir. Şiddetli ağrı en büyük belirtisidir. Bazen kısırlığa bile neden olurlar.

Hormon ilaçları ve beslenme programları ile tedavi edilebilirler. Fakat büyük boyutlu olanlar için kist ameliyatı şarttır. Genelde hamileliğe engel olan kistlerdir ve çoğu kadın kısırlık tedavisi sırasında fark edildiği için tedaviye eğilim göstermektedir.

Akciğer Kistleri – Genellikle sağ akciğerde görülür ama yıllarca belirti vermeyebilir. Göğüs ağrısı, kuru öksürük, hırıltılı solunum, yüksek ateş, morarma gibi durumlara neden olur. Bu kistlerin de çaresi cerrahi müdahaledir. A

kciğerdeki kistik oluşumların ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Çünkü kanser olabilirler ve kısa sürede müdahale edilmedikleri takdirde ölümcül olabilirler. Organ kaybına neden olan ve olmayan kistler olarak iki farklı şekildedir.

Polikistik Over Sendromu – Yüzde yüze yakın oranda kadınlarda ve ergenlik çağında görülür. Genetik nedenli olduğu düşünülmektedir. Yumurtalıkların normalden fazla oranda erkeklik hormonu salgılaması ile oluşur.

  • Adet düzensizlikleri,
  • Belirli yerlerdeki tüylenme,
  • Karın bölgesi ağrıları,
  • Kilo alma,
  • saçta aşırı kepeklenme,
  • Depresyon,
  • uyku apnesi gibi sonuçları vardır.

Bu kistler tedavi sırasında kendiliğinden düşer. Ancak gebeliğe engel olduğu için dikkatle üzerinde durulması gerekir.

Beyin Kistleri – Beynin kendi yapısından farklı oluşan, genelde iyi huylu, içi sıvı dolu keseciklerdir. Baş dönmesi, baş ağrısı, denge bozuklukları, kusma gibi belirtileri vardır. Beyin bölgesinde yapıldığı halde fazla riskli olmayan bir kist ameliyatı ile tedavi edilebilirler.

Beynin hangi bölgesinde oldukları incelenerek tedavi konusunda karar verilmesi gerekir. Beyin kistleri ve diğer kist çeşitleri söz konusu olduğunda mutlaka ciddi bir tedavi uygulaması gerekecektir.

Polikistik Böbrek Rahatsızlığı – Doğuştan gelen ve neredeyse böbreğin tamamını kaplayan kistlerdir. Diyalize giren hastaların yüzde beşlik bölümü bu kistler yüzünden böbrek yetmezliği çekmektedirler. Hipertansiyona neden olurlar.

Görüldükleri alana göre değişen kistler genelde çok geç belirti verdikleri için ilerledikleri durumlarda görülebilir.
Kist çeşitleri konusu daha da ayrıntılandırılabilir çünkü kistler vücutta oluştukları yere göre çok sayıda görülebilen oluşumlardır. Nedenleri de çoğunlukla bilinmez.

Kistlerin Tedavi Yöntemleri

Fazla büyük olmayan iyi huylu kistler ilaç kullanımıyla tedavi edilebilir. Yumurtalık ve pankreas kistleri ile deri üzerinde oluşanlar bu gruba girerler. Küçülme görülüyorsa ilaca devam edilir.

Kistlerin tedavisine yönelik köklü tedavi biçimi ise cerrahi müdahaledir ama doktor ister ilaç isterse cerrahi çözümü önersin, öncesinde bir süre kist takibi (tetikte bekleme) yapmak isteyebilir.

Büyüyen, görünümü değişen kistler içinse genel anlamda sonuç kist ameliyatı olacaktır. Fakat genelde işlevsel yapıdaki ve sorun taşımayan geçici kistler büyük olasılıklabi ameliyata gerek duyulmadan kendiliğinden vücuttan kaybolur.

Kistlerin tedavi edilmesi için her zaman cerrahi yöntem gerekli değildir. Bazen sadece biyopside kullanılan iğneler yardımıyla tedavi uygulanması yeterli olacaktır.

Bazı kistler ise bir süre sonra kendiliğinden yok olur. Bu yüzden her hastanın durumu tek başına değerlendirilmesi gereken farklı olgulardır.

Kist Operasyonunun Yöntemleri Nelerdir?

Laparoskopik Cerrahi – Kapalı ameliyat olarak da bilinen bu yöntemde vücuda minik kameralar ile giriliyor. Örneğin yumurtalık kistleri bu şekilde alınıyor.

Safra kesesi ameliyatlarında olduğu gibi içteki organlara bir miktar gaz vermek ve ayrışmalarını sağlamak, böylece kisti sıyırmak gibi bir yöntemle yapılıyor.

Genel anestezi kullanılıyor. Ülkemizde de çok iyi sonuçların alınmasını sağlayan kapalı teknik ilk tercih edilen yöntemler arasındadır. Başarı oranı da son yıllarda iyice yükselmiştir.

Robotik Cerrahi – Modern tıbbın son yöntemlerinden biri olan robotik cerrahi kist operasyonlarında sürekli kullanılır. Hastanın iç bölgesine gene kamera ile giriş yapılır ve alınan net görüntüler sayesinde kistin yapışık olduğu organa tamamen yaklaşılır.

Hata payı sıfırdır. Sonrasında hasta iki gün kadar hastanede kalabilir ama kist ameliyatı sonrası hasta konforu çok iyidir, ağrı daha az duyulur.

Robotik yöntemin kullanılmasına uygun olan hastalar bu operasyonun maliyeti hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü birçok devlet hastanesinde bu ameliyatın yapılmasına imkan yoktur. Özel hastanelerde ise maliyetler yüksektir.

Açık Ameliyat – Kanser şüphesi olan kötü huylu kistlerin alınmasında bu yöntem tercih edilir. Çünkü kistin etkilediği dokuların ve diğer organların görülmesi istenmektedir. Fakat gerekmedikçe yapılmaz, sonuçta kistin olduğu yerde yaklaşık on santim civarında bir kesi yapılacaktır.

Açık ameliyat kistin boyutuna göre değişecektir. Eğer büyük bir kist söz konusuysa ameliyat kesisi de büyük olacaktır. Ama küçük kistler için iz kalma ve enfekte riskinin az olduğu durumlar görülmektedir.

Kist ameliyatlarına uzman genel cerrahlar ve kistin oluştuğu bölge üzerinde uzmanlaşmış diğer bölüm doktorları birlikte girerler.

Ameliyat Öncesi Hazırlıklar

Bu ameliyat öncesi yapılacak tetkikler kistin hangi türde olduğunu anlamaya yöneliktir. Kan testi, idrar testi, ultrason, MR, BT ve biyopsi gibi yöntemler kistin iyi huylu veya kötü huylu türünü belli eder. Sonrasında hasta ile mutabakata varılır ve ameliyat süreci başlar. Hastanın yaşı önemli bir faktördür.

Genellikle bir yaşın altındaki bebekler veya 65 yaş üstü hastalar için kist ameliyatı önerilmez. Genel anestezi altında yapılacak bu ameliyat için hasta altı saat öncesinden yeme içmeyi bırakır.

Sigaranın ise bir hafta öncesinden bırakılması istenir. Bu çeşit operasyonlar yaklaşık bir saat içinde tamamlanmaktadır.

Ameliyat Sonrası Yapılması Gerekenler

Kanama, enfeksiyon, akciğer yetmezliği, pıhtı oluşumu gibi risklere ilaveten kistlerin alınamaması gibi bir durum da ameliyat sonrasında yaşanabilir.

Ağrı, şişlik, doku hassasiyeti ve özellikle yumurtalık kistlerinin alınması sonrası yaşanabilecek cinsel isteksizlik ve cinsel ilişki sırasında oluşan ağrılar ameliyatın yan etkileri içindedir. Zaten iki ay kadar cinsel ilişki yasağı vardır.

Günde üç litre su içmek, ağır sporlardan kaçınmak, doktor kontrolleri, düzenli ilaç kullanımı kist ameliyatı sonrası yapılması gerekenler içindedir.

Açık ameliyatlardan sonra hastada enfeksiyon riski olduğu için kesi bölgesinin hijyenine özen gösterilmesi gerekir. Ancak kesinin iyi bir şekilde bakılması durumunda kısa sürede hastanın toparlanması sağlanır.

Birbirinden farklı yöntemler kullanarak yapılan ameliyatlarla başarı oranı yüksek sonuçlar elde edilmesi mümkün olacaktır.

Kist Ameliyatlarının Fiyatları Nasıldır?

Etkenlere göre fiyatlar değişmektedir. Örneğin rahmin alınması gibi ek durumlar fiyatları değiştirebilir. Ayrıca ihmal edilmiş kistler kötü sonuçlara yol açabilirler ve bu da tedaviyi imkansız hale getirebilir.

Kistin olası riskleri göz önüne alındığında kist ameliyatı fiyatları ikincil derecede bir konu kalacaktır. Donanımı yeterli devlet hastanelerinde bu ameliyatlar duruma bağlı olarak SGK güvencesinde yapılabilmektedir.

Kist Ameliyatlarından Sonra Kemoterapi Uygulanır mı?

Eğer kistin kötü huylu olduğu tespit edilmişse operasyon sonrası kemoterapi tedavisi başlayabilir. Amaç kistin çevresine verdiği zararı ortadan kaldırmaktır. Kanser türü oluşumların söz konusu olduğu vakalarda hastanın içinde bulunduğu evre dikkate alınır.

Eğer ilerlemiş bir durum söz konusuysa kemoterapiye gerek kalmadan cerrahi müdahale yapılır. Sonraki zamanlarda ise radyolojik tedavi ve kemoterapiyle tedavi tamamlanır.

Çene Kistlerinin Ameliyatı Şekil Bozukluğu Yapar mı?

Çene kısmında da sık sık diş eti kistlerinin oluştuğu görülmektedir. İçi sıvı dolu olan bu kistler tıpkı diş çektirme uygulaması gibi kolayca alınabilirler. Çenede yapılan kist ameliyatı sorun çıkarmaz ve çene kemiğinin duruşu bozulmaz.

Çene cerrahisi teknolojisi sorunu çözmektedir. Enfekte olmuş diş kökleri çene kistlerinin başlıca nedenidir. Bu kistler tedavi edilmedikleri zaman çene kemiğinin kırılmasına kadar giden sonuçlar yaratmaktadırlar.

Kifoz Ameliyatı Nedir?

Günlük konuşma dilinde kamburluk olarak bilinen duruş bozukluğuna karşı yapılan kifoz ameliyatları da konumuza dahil edilmiştir. Yani omurganın öne doğru eğilmesine karşı yapılan ve omurlar üzerinde çalışılan cerrahi müdahale kifoz ameliyatıdır.

Genel anestezi altında yapılan bu operasyon dört ile on saat arası sürebilir. Zor bir operasyondur çünkü sonuçta omurgaya müdahale edilmektedir. Fakat günümüzün gelişen tıbbı en büyüğü felç olan bu tehlikeleri çok azaltmıştır.

Bu operasyonlarda omurga disklerinin etrafındaki yapı çıkartılmakta ve yerlerine kemik greftler yerleştirilmektedir. Ayrıca dokuların kaynaması için destek ekipmanları konur. Bu ekipman dokularda tam kaynama sağlandıktan sonra çıkarılmaktadır.

Kistler nasıl anlaşılır?

Deri altına yerleşmiş olan kistler elle kolayca fark edilebilir. Ancak organlarda bulunan kistlerin fark edilmesi pek de kolay değildir. Çünkü buradaki kistler radyolojik görüntüleme teknikleri kullanılmadan görülmeyebilir. Belirtiler de oldukça geç fark edildiği için kistin keşfedilmesi pek de kolay olmayacaktır.

Kistlerin alınması şart mı?

Kistler her zaman ameliyatla alınması gereken oluşumlar değildir. Bazıları kendiliğinden ya da ilaç tedavisi sonrası yok edilebilir. Ancak ileri seviyedeki kist oluşumlarının cerrahi olarak alınması gerekebilir.

Kist ameliyatları nasıl yapılır?

Kist ameliyatları laparoskopik ya da açık cerrahi müdahalelerle yapılır. Ameliyatın başarılı olarak gerçekleştirilmesi mümkündür. Kötü huylu bir durum varsa erken müdahale yapılarak uygulanan cerrahi işlemler, hastanın şikayetlerini de önleyecektir. Ortalama 2 saat süren ameliyatlarda kist ne kadar büyükse süre de o kadar uzun olacaktır.

Memede çıkar her kist kanser midir?

Kadınların sıkça sorduğu sorulardan biri olan meme kistleri genelde kötü huylu değildir. Fibroadenom adı verilen bu kistlerin alınması oldukça kısa sürmektedir. Kanser türündeki kistler ise tedavi sonrası gereken kemoterapi sürecinin iyi bir şekilde planlanmasıyla tedavi edilmektedir.

Akciğerdeki kist kansere döner mi?

Akciğer kistlerinin kansere dönüp dönmeyeceği konusu bilinmemektedir. Çünkü her hastanın şikayetleri ve yapılan tetkik sonuçları farklı ele alınır. Genelde sağ akciğerde bulunan kistler erken dönemde tedavi edilerek çözüm elde edilir.

Önceki İçerikTestis Kanseri Ameliyatı
Sonraki İçerikSafra Kesesi Ameliyatı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz