El ve Ayakta Sararma Nedenleri

El ve ayak bölgesinde sararma meydana gelmesi hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilen bir durumdur. Bu sorunu far etmek çok zor olmaz. Çünkü vücudun tüm bölgelerinde sağlıklı bir cilt pembe renkte olur. Bu rengi sağlayan da melanin hemoglobin ile karotenoidler pigmentleridir. Bazı rahatsızlıklar renk pigmentlerinin görevini yerine getirmesini engeller. Bu da sararma ya da farklı renklerde bir cilt görünümünü ortaya çıkarır.

Cilt Renginin Değişmesinin Nedenleri Nelerdir?

Cilt renginin değişmesini de beraberinde getiren ve en sık görülen rahatsızlıkların başında “addison hastalığı” gelir. Bu rahatsızlık pigmentasyon melanin pigmentlerinin fazlalaşmasıyla ortaya çıkar. Ayrıca güneş ışıklarına çok fazla maruz kalma ya da yanık nedeniyle ortaya çıkabilir.

Ayrıca toplumda yine sık görülen anemi hastalığı da cilt renginde sararma şeklinde bir değişimi meydana getirir. Özellikle çocuklarda ellerde ve ayak tabında daha çok görülen sararmaya halsizlik gibi şikayetlerinde eşlik etmesi durumunda, hekimlerin ilk şüphesi anemi yönünde olur. Derhal bir hekime görünmek ve anemi tedavisine başlamak da son derece büyük önem arz eder.

El Avuç İçi ve Ayakta Sararma Nedenleri

El ve ayak sararması genelde safra yollarındaki tıkanmalar nedeniyle görülür. En kısa sürede tedavi edilmesi gereken bu durum, yağlı besinlerin emiliminde rol oynayan safranın çeşitli nedenlerle tıkanmasından kaynaklanıyor.

Taş, tümör, daralma gibi etkenlerle tıkanan safra kanalları, sararmalara neden olmaktadır. Sarılık bazen mikrobik enfeksiyonların bazen de sağlıksız beslenmenin bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Sadece eller ve ayaklarda değil, gözlerde de kendini belli eder. El ve ayak tabanında sararmaları turunçgilleri soyup temizlerken  ellerin sararmasından farklıdır.

Avuç içi sararması sebepleri arasında turunçgil tüketimi de gelebilmektedir. Son dönemde havuç, portakal gibi sebze veya meyve tüketiminde bulunduysanız bu gibi önemsiz sebeplerden de bu şekilde bir sararma meydana gelmiş olabilir.

Hiç bir halsizlik ya da karıncalanma gibi belirtiler olmamasına rağmen yumurta, portakal, mandalina, havuç gibi besinlerin tüketimi elde avuç içi ve ayak tabanında sararma meydana getirebilir.

İlk olarak gözlerin beyaz kısımlarında başlayan sararmalar, tüm vücuda yayılmaya başlar. Bu duruma tıkanma sarılığı adı verilir. 

Hastaların hastanede tedavi edilmelerini gerektiren bu durumlar, kanserden de kaynaklanabilir.

Vücudun herhangi bir bölgesinde yer alan sararmanın geçici ya da kalıcı olduğu durumlara göre hastalar doktora gider.

Gastroenteroloji bölümlerinin ilgilendiği bu durum, farklı hastalıklara yol açabilir. Tedavi yapılırken öncelikle sarılığın neden olduğu hastalık ortaya çıkarılır ve tedavi buna göre yapılır.

El ve ayak sarılığı ya da gözlerdeki sarılık her zaman görülmez. Bazen hastalar sağlıklı görünmesine rağmen sararma görülmeyebilir.

Sarılık rahatsızlığı da derideki renk değişimi ile anlaşılabilir. Zira hastalık adını cildin sarı rengini almasından kazanmıştır.

Sarılık hastalığı hem ciltte hem de skleralarda bilirubin adı verilen maddenin toplanmasına sebebiyet verir. Bu da sarılığa neden olur.

Sarılık rahatsızlığı her ne kadar yeni doğan bebeklerde çok sık görülüyor olsa da ilerleyen yaşlarda da görülebilir.

Kandaki Bilirübin Seviyesi Artması

Kandaki bilirübin seviyesinin artması nedeniyle vücutta sararma görünür. Sararmanın nedeni karaciğerlerdeki iltihaplar ya da bazı kan hastalıklarıdır. En belirgin neden ie Hepatit hastalığıdır.

Hepatit birçok temasla bulaşabilir. Anneden bebeğine, cinsel yolla ya da ortak malzeme kullanımı, kan teması gibi durumlarla bulaşıyor. Bebeklerde yenidoğan sarılığı olarak görülen sarılık, cilt ve mukozalarda sarı görünüme neden olur.

Sarılığın belirtileri evresine göre değişiklik göstermektedir. Bunlar genelde ortaktır:

  • Gözlerde ve ciltte sarılık
  • Zayıflama
  • Ateş
  • İdrarın koyulaşması
  • Halsizlik
  • Kaşıntılar

Hepatit Çeşitleri

Hepatit çeşitleri bilindiği kadarıyla tam 8 tiptir. Yeni tanılanan üç virüs, karaciğeri iltihaplandırarak harabiyeti hızlandırmaktadır. Genel olarak görülen 5 tip şu şekildedir:

  • Hepatit A en çok çocuklarda görülür ve gelişmiş ülkelerde sıklıkla görülür.
  • Hepatit B ülkemizde 5 milyon, dünya genelinde ise 350 milyon vakayla en sık görülen Hepatit çeşididir.
  • En tehlikeli olan Hepatit C ise, siroza neden olur
  • Damar içi uyuşturucu kullanan Hepatit B taşıyıcılarında görülür
  • Afrika ve Hint Okyanusu’nda görülen çeşit ise Hepatit E’dir.

Her Hepatit çeşidi el ve ayak sararması ile kendini belli etmez. İlerleyen vakalarda sararmanın arttığı görülür.

Hepatit B Virüsü

Ülkemizde halk sağlığı sorunu haline gelen sarılık Hepatit B virüsü olarak bilinir ve bulaşıcıdır. Taşıyıcılar bilinçsizce bulaştırabilir ve sarılık olduğunun farkına varmayabilir. Birçok farklı sarılık türü vardır. El ve ayak sarılığı ilerleyen vakalarda görülür.

Hepatosellüler sarılığı, karaciğerden kaynaklanan hasar nedeniyle görülür. Hepatit A ve C virüslerinin neden olduğu sarılık aşırı alkol tüketimiyle artabilir. Karaciğerin yıpranması kansere neden olabilir.

Kan hücrelerinin (kırmızı) parçalanması sonucu ortaya çıkan karışık türü hemoliz olarak bilinen çeşidi nedeniyle sıtma sarılığı olarak bilinir. Tıkanma sarılığı da en sık rastladığımız sarılık türlerinden biridir. Şişmiş lenf bezleri de sarılığa neden olabilir.

Sarılık Tedavisi

Sarılık tedavisi yapılırken öncelikle sarılığa neden olan etkenler ortaya çıkarılır. Hangi yöntem tercih edilecekse tedavi o şekilde yapılır. Ağır vakalar karaciğer harabiyetine neden olacağı için karaciğer nakli gerektiren durumlar olabilir.

Hepatit tipleri yemekle bile bulaşabildiği için taşıyıcı durumunda olan kişilerle aynı tabaktan yemek, ortak ürünler kullanmak ciddi zararlara neden olabilir. Bu yüzden kişisel hijyene özen gösterilmelidir.


Çeşitli cilt rahatsızlıklarında da cilt renginde sararmalar meydana gelebilir. Özellikle el ve ayaklarda görülen sararmanın nedeni çok ciddi bir rahatsızlık olabileceği gibi, cilt rengini değiştiren maddeler içeren ürünlerin (krem, sabun, deterjan vs.) kullanılması dahi olabilir. Bu konuda tahminler üzerine hareket etmemek ve derhal bir hekime muayene olmak gerekir.